Ölümlü Trafik Kazası örnek karar

7.007 kez görüntülendi

Ölümlü Trafik Kazası örnek karar

Sigorta şirketleri ödeme taleplerini ısrarla reddetmeye devam ede dursunlar. İşte çıkan son kararlardan bir tanesini daha faydalı olması ümidiyle paylaşıyoruz. Trafik kazasında Ölen Yüzde Yüz kusurlu Olsa da Geride Kalanların Tazminat Hakkı Bulunmaktadır. Emsal olması dileğiyle.
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS    NO : 2014/010 KARAR NO : 2014/840

HAKİM : A.M 31446 KATİP : M.S140639

DAVACI  : A.T

VEKİLİ : Av. EKREM ENGİN – 1593/1 Sk. No:16 Tayanç Apt. B Blok K:7 D:19 Mansuroğlu Mah. Bayraklı/ İZMİR

DAVALI  : GROUPAMA SİGORTA A.Ş – Reşitpaşa Mah. Eskibüyükdere Cad. Groupama Plaza No:2 Sarıyer/İstanbul Sarıyer/ İSTANBUL

VEKİLİ : Av. B.S – Groupama Plaza Eski Büyükdere Acad.No:2 34398 Maslak Sarıyer/ İSTANBUL

DAVA : TAZMİNAT

DAVA TARİHİ : 09/01/2014

KARAR TARİHİ : 23/12/2014

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2014

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA ; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; sürücüsünün müteveffa R.T olan ancak ruhsat sahibi B.Ş olan aracın kaza tarihi itibari ile ZMMS sigortası ile davalı Groupama sigorta şirketi tarafından yapıldığı, adı geçen şirketten müteveffanın sadece sürücü olduğu araç işleteninin B.Ş isimli sigortalı olduğu işletenin sürücünün kusurundan sorumlu olmasından dolayı 3. Kişi durumunda olan müvekkillerine karşı sigortanın da sorumluluğu bulunduğu ve bu nedenle sigorta poliçe limitleri dahilinde tazminat ödenmesi gerektiği bu nedenle trafik kazasında eş ve babalarını yitiren davacıların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği,

CEVAP ; Davalı dilekçesinde özetle; Dava konusu tazminatın KTK’nun 109. Maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığı bu nedenle zamanaşımı itirazında bulundukları, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, esasa ilişkin olarak sigortalı aracın işletenin vefatı sebebi ile üstlenilen sorumluluk sona ermiş olduğundan müvekkili şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği,

DELİLLER VE GEREKÇE ; Dava;  trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talebine ilişkin olup; uyuşmazlık; davacıların hak sahibi olup olmadığı, hak sahibi ise isteyebileceği tazminatın miktarı, temerrüd ve faiz konularında olduğu,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.01.2010 tarihli trafik kazasında, 34.UB.0507 plakalı araç ile 78.BL.137 plakalı aracın çarpışması neticesinde 78.BL.137 plakalı araç sürücüsü davacıların eş ve babaları R.T’nin vefat ettiği, 78.BL. 137 plakalı aracın ZMMS) trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketince tazminat ödenmesi taleplerinin red edildiği, bu nedenle fazlaya ilişkin hak saklı kalarak 2.500,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüd tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edildiği, Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; özetle; davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, davacıların murisi R.T’nin kusuru ile kazaya neden olduğu, kişinin kendi kusurundan yararlanamayacağı, yansıma yoluyla mirasçılarının da ararlanamayacağı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edildiği, 23.09.2014 tarihli duruşmada, davanın mahiyetine, iddia ve savunmaya göre dosyanın sigorta ve destekten yoksun kalma uzmanı aktüerya bilirkişisine dosyanın tevdiine karar verildiği,

Tazminat hesabına esas bilgiler; kaza; 02.01.2010 günü M.Y sevk ve idaresindeki 34 UB 0507 Plakalı araç ile davacılar murisi müteveffa R.T sevk ve idaresindeki 78 BL 137 plakalı aracın çarpışması sonucu, davacıların murisi R.T vefat ettiği, kusur; dosya kapsamında tespit tutanağına göre; 02.01.2010 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde, davacılar murisi R. T, KTK 84.maddesi gereği ASLİ ve TAM kusurlu olarak tespit edildiği, kusur konusunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı, ölenin destekliği; 12.05.1966 doğumlu R.T,02.01.2010 kaza ve ölüm tarihinde (44) yaşında, PMF-1931 tablosuna göre kalan ömrü (26,4) yıl, eğer ölmeseydi (70,4) yaşına kadar yaşama olasılığı bulunuyordu. Bu nedenle 44-60 yaş arası aktif dönemi (16) yıl ve 60-70,4 yaş arası pasif dönemi (10,4) yıl olmak üzere, toplam destekliği (26 yıl 4 aydır.), haksahipleri ve destekten yoksunluk süreleri; Eş A.T 02.07.1971 d.lu, 02.01.2010 kaza ve ölüm tarihinde (39) yaşında olduğundan, PMF-1931 tablosuna göre kalan ömrü (30) yıl (3) ay olup (69,3) yaşına kadar yaşayacak olduğu, bu nedenle, destekten yoksunluk süresi, eşinin yaşam süresiyle sınırlı olarak (26 yıl 4 ay ) alınmış, (16) yıl aktif dönem ve (10 yıl 4 ay ) yıl pasif dönem olmak üzere toplam (26,4) yıl destek olunacağı kabul edildiği, davacı eşin aktif dönemi 02.01.2010-02.01.2026 arası, pasif dönem ise 03.01.2026-02.05.2036 arası olduğu, oğul E.T 25.08.1996 d.lu, babasını kaybettiği 02.01.2010 tarihinde (14) yaşında olduğundan, 22 yaş itibariyle destekten kurtulacağı kabul edilmiş ve destek süresi 25.08.2018 tarihinde sonlanmış, Oğul M.T ise 10.10.1999 d.lu, babasını kaybettiği 02.01.2010 tarihinde (11) yaşında olduğundan,22 yaş itibariyle destekten kurtulacağı kabul edilmiş, ve destek süresi 10.10.2021 tarihinde sonlandırıldığı, destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağ kalan çocuklarının askerlik süreleri ve eğitim durumları gibi bir özel durumları yok ise destek ve muhtaçlık yaş sınırının en geç 22 yaş olduğu kabul edilmeli, 22 yaşından sonrası dönem için destek hesabı yapılmadığı, destek payları; Desteğin kazançlarından (2) pay kendine, (2) pay eşine ve  pay çocuklarına ayıracağı varsayımıyla destek payları; 25.08.2018’e kadar 25.8.2018-10.1 0.2021 arası 10.10.2021-2.5.2036 arasının hesaplandığı, tazminat hesabına esas kazanç unsuru; davacıların desteği R.T’nun dosya içeriğine göre gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu yönünde bir tespit olmaması nedeniyle, hesaplamada net asgari ücret parametreleri kullanıldığı, 2.1.2010- 30.6.2010 : 576.57 1.7.2010- 31.12.2010 : 599.12 2010 kazancı :7.034,92 TL 1.1.2011- 30.06.2011 : 629.96 1.7.2011- 31.12.2011 : 658.95 2011 kazancı :7.733,46 TL 1.1.2012- 30.06.2012 : 701.14 1.7.2012- 31.12.2012 : 739.79 2012 kazancı :8.645,58 TL 1.1.2013- 30.06.2013 : 773.01 1.7.2013- 31.12.2013 : 803.68 2013 kazancı :9.460,14 TL 1.1.2014- 30.06.2014 : 846.00 1.7.2014- 31.12.2014 : 891.00 2014 kazancı :10.422,00TL, gerçekleşecek zarar olarak bilinen en son senelik 11.464,20 TL lık kazanç her sene Yargıtay kararlarına uygun olarak %10 artım ve peşin ödeme nedeniyle %10 iskontoya tabi tutularak hesaplama yapıldığı, bilinmeyen dönemdeki kazancın hesabı yapılırken en son bilinen yıllık kazançtan itibaren takip eden yılların yıllık %10 arttırılıp ,%10 ıskontoya tabi tutulması suretiyle her yıl için ayrı ayrı kazanç tutarı belirlendiği, pasif dönem zararı (asgari geçim indirimsiz) asgari ücret esas alınarak ve pasif devre başlangıcına kadar %10 artışlarla baliğ olacağı miktar bulunarak ve pasif devrede de yine %10 artış uygulanarak ve ıskonto edilmek suretiyle hesaplandığı, öte yandan, pasif devre de herhangi bir işte çalışmasa bile, sigortalının salt yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesinin ekonomik bir değer taşıması nedeni ile bundan yoksun kalan hak sahipleri bakımından bir zarar oluşacağı ve bu zararın karşılanması amacıyla pasif devre zararının hesaplanması gerektiği, bu zararın hesaplanması sırasında esas alınması gereken ücretin asgari ücret olduğu,diğer bir deyişle pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışma mn karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal bir faaliyet sürdürülmesinin karşılığı olduğu, hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın olmadığı pasif devre zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı, pasif dönem hesabı yapılır iken yerleşik uygulama gereği AGI(asgari geçim indirim)’siz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olup, 2024 yılı kazancı şu şekilde belirlendiği, 2014 yılı asgari ücreti AGI’siz 1.1.2015 yılı katsayısı / 2026 yılı katsayısı: (2014 yılı AGI: 80,33 TL olup 12 AY İÇİN. 963,96 TL) 2014 yılı toplam asgari ücreti: 10.422,00 TL – 2014 yılı AGI: 9458,04 TL ) 9458,04 * 1,1 *0.9090 / 0.3186: 29.683,28 TL Eşin yeniden evlenme şansı: Kocasının öldüğü tarihte (39) yaşında, işbu rapor tarihinde (43) yaşında, 18 yaşından küçük (2) çocuk sahibi eş Zehra ERDİNÇ’in yeniden evlenme şansı,  olay tarihine göre değil, rapor (hüküm) tarihine göre belirleneceği, (Karar örnekleri: 21.HD.28.04.2009, 1753-5913 sayılı, 26.05.2009, 3166-7102 sayılı, 05.11.2002, 7987-9192 sayılı, HGK.17.03.1971, 1153-170 sayılı, 9. HD.17.01.1972, 24111-135 sayılı kararları), bu açıklamalara göre (43) yaşındaki kadının yeniden evlenme şansı, %2 olup beher çocuk başına %5 indirim sonrası oran %0 olarak belirlendiği, peşin sermaye bedeli bahsi SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü yazı cevabına göre davacılara ölüme bağlı dul ve yetim aylığı bağlandığı, dul ve yetim aylıkları,ölenlerin yardımdan yoksun kalanlara bağlanan bir geliri olduğu, dul ve yetim aylığının, destekten yoksun kalanların bakım ihtiyaçlarını giderdiği BK.md.45/II anlamında zararı ortadan kaldırdığı ve destekten yoksunluk zarar tutarından indirilmesi gerektiği görüşü,yoksunluk gideriminin desteğini yitirenin bakım ihtiyaçlarını sağlamak yolu ile malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermek amacını gütmüş olması ile benimsenebilip ve doğrulanabileceği ancak uygulamada; BK.md.45/II’ye dayanılarak “…ölenin bakmakta olduğu veya ileride bakacağı sayılan kişilerin yoksun kaldıkları zararın,diğer bir deyişle destekten yoksun kalma tazminatının saptanmasında TC.E sandığınca bağlanan gelirlerin indirilmemesi…” gerektiği, 506 sayılı SSK ’nun 66.maddesi uyarınca ölüm sigortasından bağlanan dul ve yetim maaşlarının da indirilmesi gerekmeyeceği, hesaplama tablosunun çıkarıldığı, İlgili Poliçe; Olaya karışan 78 BL 137 plakalı aracın ZMM Sigortasının GROUPAMA Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiği ve poliçe numarasının 3401.01605220.0000 olduğu,3.7.2009-2010 tarihleri arasında düzenlendiği, poliçe teminat limitinin 150.000 TL olduğu, Hazine müsteşarlığınca belirlenmiş limitlerin ise; 150.000 TL olduğu belirlendiği, 2009 zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası teminatlarının tespit edildiği, (01.01.2009 – 28.02.2010 ),Sigorta Poliçesi; Sigorta ettireni B.Ş olan 78.BL.137 plakalı araca ait 3401.01605220.0000 nolu 03.07.2009-03.07.2010 dönemine ait ZMS (Trafik) Sigorta poliçesinde kişi başı ölüm ve sakatlık teminatının 150.000,00.-TL olduğu, 02.01.2010 tarihindeki kazanın poliçe süresi içinde meydana geldiği ihtilafsız olduğu,

Hak Sahipliği Yönünden; davacılar vekili, davacıların desteği R.T, idaresinde bulunan 78.BL.137 plaklaı araçla neden olduğu trafik kazasında vefat ettiği, davalı sigorta şirketinin aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.500 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı vekili, davacı desteğinin 78.BL.137 plakalı aracın sürücüsü olduğunu, kazaya kendi kusuruyla neden olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının üçüncü kişilerin zararlarını karşıladığını, davacının talebinin ZMMS kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 inci maddesinde, “…işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur…”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “…bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı…”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “…işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur…” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-l inci maddesinde de, “…sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder…” şeklinde ifade edildiği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası oılduğu, Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “…Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar…” başlıklı 92 nci maddesinde; “…Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğu, işletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, işletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, Manevi tazminata ilişkin talepler…”, bu madde ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralandığı, araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92 nci madde kapsamında ver almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edildiği, destekten yoksun kalma tazminatı, B.K’nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup; “…Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar…” olarak belirtildiği, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalman zararı olduğu, buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğu, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesi gerektiği,  sürücü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuruyla olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi mümkün olduğu, davacıların, ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığına, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olması halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekeceği,Temerrüd ve Faiz; Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı KTK.nun 98/1 ve 99/1 maddeleri uyarınca, gerek bedensel ve gerekse şeye gelen zararları ödeme yükümlülüğü, durumun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş günü sonra doğacağı, diğer bir deyişle, sigortacı, belirtilen sürenin bitiminden itibaren temerrüd faizi ödemekle yükümlü olduğu, davada davalı sigorta şirketi 12.12.2012 tarihli yazısı ile tazminat ödeme talebini red etmiş olmakla bu tarihte temerüde düşmüş olduğu, sigorta poliçesinde sigortalı aracın hususi olduğu belirtildiği, sigorta ettirende tacir olmadığı, bu nedenle uygulanacak temerrüd faizi yasal faiz olması gerektiği, zamanaşımı; Davalı sigortacı, davanın, 02.01.2010 kaza tarihinden itibaren 2 yıllık süre içinde açılmadığından bahisle zamanaşımı yönünden reddini talep ettiği, 6102 sayılı TTK madde 1420 hükmüne göre, sigorta sözleşmesinden doğan bütüm istemler alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, aynı kanunun 1482 maddesine göre; sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrayacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109/1 maddesinde; “…Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayrak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar…” hükmüne , yine ayni kanunun 109/11 fıkrasında ise, “…dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir…” hükmüne yer verildiği, 2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde,  Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar içinde geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunması gerektiği, bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunduğu, söz konusu yasa hükmü ceza zamanaşımın uygulanabilmesi için sadece eylemin ayni zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte, bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmadığı,  söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (Örneğin işleten) arasında bir ayırım da yapılmamış, böylece kuralın, bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu trafik kazasında bir kişi ölmüş olup eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü, bu sebeplerle zamanaşımı itiraznın da reddine karar vermek gerektiği,

Sonuç olarak; davacının HMK’nın 107.maddsine göre verdiği 23/12/2014 havale tarihi dilekçesi de dikkate alınarak; 02.01.2010 günü trafik kazasında ölen R.T’nin eşi ve çocuklarının destekten yoksun kalma tazminat tutarları, Eş A.T yönünden Oğul E.T yönünden Oğul M.T yönünden olup toplam maddi tazminat alacağı 141.796,90 TL olduğu, tespit edilen 141.796,90.-TL destek tazminatından 12.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Groupama Sigorta A.Ş.nin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Mahkememizin 18/12/2014 tarihli ara kararı gereğince davanın mahiyetine, iddia ve savunmaya göre dosyanın sigorta ve destekten yoksun kalma uzmanı Aktüerya bilirkişisine günsüz olarak tevdiine karar verilerek dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, Hukukçu Sigorta bilirkişisi Av. Mustafa Candan ve hesap bilirkişisi Dr. Saim Narin’in vermiş olduğu, 23/10/2014 havale tarihli yukarıda yazılı yeminli heyet raporunun, Mahkememizce de benimsenip, karar vermeye yeterli olup, itirazların varid görülmediği, bütün bu sebeplerle; iddia,savunbma, yeminli rapor mütalaası, belge, bilgi, tutanak, toplanan deliller ile tekmil dosya içeriğinden anlaşılmakla Mahkememizde oluşan hür vicdani kanaat ve inanca göre aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-Davanın KABULÜNE,

Davacı   A.T     için;  110.280,31.-TL Oğlu E.T    için;   13.430,26.-TL Oğlu M.T için; 18.086,33.-TL olmak üzere toplam 141.796,90.-TL tazminatın 12/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafına verilmesine,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 9.686,20.-TL ilam harcının önceden alınan 501,20.-TL harcın Mahsubu ile 9.185,00.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacıların yapmış olduğu toplam yargılama gideri olan 682,00.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacılar vekiline AAÜT gereğince hesaplanan nispi ve kademeli olarak hesaplanan xxxxxxxxx.-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere alenen verilen karar usulen okunup anlatıldı. 23/12/2014

Katip 140639                 Hakim 31446

(Visited 1.216 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir